İçimin Çöllerinde
Ben bir mecnunum şimdi
İçimin çöllerinde
Bana yana yakıla
Seni aramak düştü
 
Ben senin cemalinde
Gözlerimi kaybettim
Yüreğime kor gibi
Bir yaman firak düştü
 
Hayatki baştan sona
Bir sonsuzluk hasreti
Bir hüzün mevsiminde
Yollara tuzak düştü
 
Solgun yüzlerimizde
Gülümserken gariplik
Gece yarılarında
Susup ağlamak düştü
 
Seherde gül açarken
Gel el halden anlayan
Aşkın darağacından
Canı sınamak düştü
 
Bana yana yakıla
Seni aramak düştü
 
Yüreğime kor gibi
Bir yaman firak düştü
 
Bir hüzün mevsiminde
Yollara tuzak düştü
 
Gece yarılarında
Susup ağlamak düştü
 
Aşkın darağacından
Canı sınamak düştü

********

İçinde
Dünya boşanıp doldu
N’oldu cihan içinde
Niceler toprak oldu
Bu az zaman içinde
 
O taze güller soldu
Bülbüller ötmez oldu
Gözümüz kanla doldu
Kaldık zindan içinde
 
Derin uykuya daldı
Kuzuları kurt aldı
Ardınca baka kaldı
Âhu figan içinde
 
Küskünler barışırlar
Kabirde konuşurlar
Belki de buluşurlar
Yarın cinan içinde
 
İpek kumaş giyenler
En büyük ben diyenler
Balla kaymak yiyenler
Tenler kefen içinde
 
Nerede ince kaşlar
Dökülmüş inci dişler
Zorlu bir azap başlar
Yılan, çıyan içinde
 
Çürümüş tutmaz eller
Dökülmüş dudak diller
O sevgili oğullar
Kalmış viran içinde
 
Bu dünyaya inanan
Vefası olur sanan
Ömrünü eder ziyan
Çoğu pişman içinde
 
Yunus söyler sözünü
Aldanma aç gözünü
Karartma sen yüzünü
Koyma firak içinde

********

İftar Sofrası
Sema perde perde açıldı bu gün
Gazap gök kubbeden sürgün edildi
İftar sofrasında uhrevi düğün
Orucun sırrını kim çözebildi
 
Kederi hapsettik zindana bu ay
Dualar tüy gibi çıktı semaya
Gönüller rahmetle donanmış saray
Müminlerde hasret var ağlamaya
 
Dua gözyaşını yoğurdu ve nur
Kapladı alemi çerçeveledi
İpek kalpli mümin temiz ve vakur
Çirkini yanlışı kelepçeledi
 
İşte yaşanması gereken hayat
Alınlar secdeyi öpüyor bir bir
Güzel dinimizde huzur ve rahat
Ne zaman anlarlar bunu kim bilir

********

İki Cihanın Gülü
Yurdumuz aynı ilimiz başka
Duamız aynı dilimiz başka
Kıblemiz aynı yolumuz başka
Aşkımız aynı halimiz başka
 
Kalbimiz aynı başımız başka
İşimiz aynı aşımız başka
Binamız aynı taşımız başka
Gözümüz aynı, yaşımız başka
 
Gülümüz aynı kokumuz başka
Yaramız aynı, yakımız başka
Kardeşlik aynı kanımız başka
anımız ayrı şanımız başka
 
Özümüz aynı, sözümüz başka
Gezimiz aynı izimiz başka
Derdimiz aynı sancımız başka
Yolcumuz aynı hancımız başka
 
Çilemiz aynı ağrımız başka
Sesimiz aynı çağrımız başka
Dinimiz aynı, ırkımız başka
Gücümüz başka farkımız başka
 
Boyamız aynı rengimiz başka
Yönümüz aynı cengimiz başka
Ruhumuz aynı, etimiz başka
Sürümüz aynı itimiz başka
********

İlahi Nedir Bu Aşk

İlahi nedir bu aşk, yaktı cismü canımı
Bundak zevk başkadır, duyulur izhar olmaz
Ne tarafa giderim, bırakıp sultanımı
Seni sevdi gönül, ölse ele yar olmaz
 
Her keze nasib olmaz, huzurundaki anlar
Ebedi hatıradır, bu bulunmaz zamanlar
Kadrinizi biz gibi, bir nebze anlayanlar
Derlerki bu devirde, sen gibi serdar olmaz
 
Fethettiniz kalbimi gizli bir miftah ile
Bundan sonra nefsimin isyanları nafile
Her bülbül aşık olur, böyle vefalı güle
Kim demiş zemherirde, ılık bir bahar olmaz
 
Her sözünüz kalbime ab-ı hayat katresi
Senden başka  ruhumun yok kurtuluş çaresi
Ey cihanın şu anda, bir teki bir tanesi
Biz günahkarlar için, bundan büyük kar olmaz

********

İlim İlim Bilmektir

İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir,
Sen kendini bilmezsen,
Ya nice okumaktır
 
Okumaktan maksat ne
Kişi hakkı bilmektir
Okuyupta bilmezsen
Sanki kuru emektir
 
İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir,
Sen kendini bilmezsen,
Ya nice okumaktır
 
Okudum bildim deme
Çok taat kıldım deme
Eri hak bilmez isen
Abes yere yelmektir
 
İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir,
Sen kendini bilmezsen,
Ya nice okumaktır
 
Dört kitabın manası
Tamamdır bir elifle
Sen elif dersin hoca
Manası ne demektir
 
İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir,
Sen kendini bilmezsen,
Ya nice okumaktır
 
Miskin Yunus der hoca
İster git binkez hacca
Hepisinden iyice
Bir gönüle girmektir
 
İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir,
Sen kendini bilmezsen,
Ya nice okumaktır

********

İlimsiz Bir Şey Olmaz

İlimsiz bir şey olmaz, ilim her şeye baştır
Karanlık yollarda o, en aziz arkadaştır
 
Ondan sadık dost olmaz, ondan vefalı yâr yok
Her şeyde zarar olsa, onda asla zarar yok
 
İlim, uçsuz bucaksız, bir ummanı andırır
İlimden başka her şey, insanı usandırır
 
Nasıl kıymetli olmaz, Allah onu övüyor
Bak Nebi-yi muhterem, bir hadiste ne diyor:
 
Ara, her yerde ilmi, o yer ister Çin olsun
İlim öğrenmek farzdır, her mümin için olsun
 
Bak Ali-yül-mürteza, ne diyor dinlesene:
(Köle olurum bana, bir harfi öğretene)
 
Âlimler, dini İslamı, yıkılmaktan kurtarır
Onlar şu yeryüzünde, zılli sıfatullahtır
 
Mürekkebi ulema, azizdir hatta şundan:
Fi sebilillah akan, şehitlerin kanından
 
Çünkü cihad-ı ekber, ancak ilimle olur
Kıyamette ilmiyle âmil olan kurtulur
 
Âlim, zahidden üstün, zühd, ilmin altındadır
Âlimler, ahirette, nebiler yanındadır
 
Deme cihanda âlim, kalmadı, belki vardır
Aç gözünü, kalbinden zulmet perdesin kaldır
 
Bu dinin âlimleri, hadisle övüldüler
Beni İsrail’deki nebiler gibidirler
 
Âlimlerin bir sözü, yıllarca, baki kalır
İnsanı en alçaktan, yükseklere kaldırır
 
Şimdi âlim bulmak zor, o halde ne yapmalı?
Onların kitabını durmadan okumalı
 
Kitab, altın bir kafes, ilim içinde kuştur
Kafesi satın alan, kuşa malik olmuştur
 
Sarıl kitaplara ki, kalbin nur ile dolsun
Önce okuyacağın, Kur'an-ı kerim olsun
 
Sonra, kıymetli eser, Buhari ve Müslim’dir
Badehu Mektubat-ı İmam-ı Rabbani’dir
 
Tesavvuf ile fıkıh, burada vaslolmuştur
Öyle bir âlimdir bu, hadisle övülmüştür
 
Harikalar menbaı, hiç duyulmayan sözler
Asırlarca çözülmez, ne meseleler gizler
 
Hepsi Mektubatta ve tercümesinde vardır
Onsuz kurtuluş zordur, onsuz ilim, noksandır
 
Eshab-ı kiram risalesi de, gör, ne iyi
Oku! Güzel anla da, takdir et sahabeyi
 
Mektubat tercümesi, ebedi seadettir
Çok şükür her yerde var, tamamı bil, üç cilttir
 
İbni Abidine bak, bir derya ki, sonsuzdur
Hanefi’de en büyük fıkıh kitabı budur
 
Gör, İhya-ül-ulumu, Kimya-ı saadeti
Gazaliyi yâdından çıkarmazsın ebedi
 
Riyadunnasıhini okuyunca anlarsın
Muhammed Rebhamiye, ne büyük âlim dersin
 
Şeyhul-ekber, Geylani, öğren Behaeddini
Böyle zatlar korumuş, yıkılmaktan bu dini
 
Mevahib, her eserde, adı geçen kitabtır
Resuli müctebayı, uzun uzun anlatır
 
Menkıbeler pınarı, Çihar-ı yar-ı güzin
İhtiyacı çok ona, kararan kalbimizin
 
Merakıl-felah ve Mevkufat kıymetlidir
Mecmua-yı zühdiyye, sana çok şey öğretir
 
Marifetnameyi gör, İbrahim Hakkıyı bil
Çok oku Birgiviyi, sanma faydalı değil
 
Tercüme-i halleri, tanınmış Evliyanın
İçinde anlatılmış, Reşehat, Nefehatın
 
Berekat-ı Ahmedi, Mucizat-ül-Enbiya
Ne güzel yazılmıştır, Hadika-tül-Evliya
 
Dürri yektayı da gör, hem Umdet-ül-İslamı
Miftahul-Cenneti, Ey Oğul İlmihalini
 
Rabıta risalesi, tesavvufu bildirir
Musannifi esseyyid Veli Abdülhakimdir
 
Daha nice kitap var, denizde inci bunlar
Rahmeti Hakta olsun, her birini yazanlar
 
Bizlerden selam eyle, ya Rabbi, sen onlara,
Kolaylık ver onların yolunda olanlara

********

İlimsiz Tarikat

İlimsiz bir tarikata girse kul
Şeytan onun imanını çalarmış
Mürşidi kamilsiz yola çıksa kul
Şaşkın halde ara yolda kalırmış
 
Bu yolda siyasi mürşid gerektir
Mürşide ihlaslı mürid gerektir
Pirin rızasını almak gerektir
Böyle aşık haktan nasib alırmış
 
Pir rızası Allah rızası olur
Arayan mevlayı elbette bulur
Riyazet sırrının hikmetin bilir
Ancak bu kul Hakka yakın olurmuş
 
İş bu yola sakın rehbersiz girme
Gözünü yum Pirden gayrıyı görme
Şu fani dünyaya hiç gönül verme
Melun şeytan batıl yola salarmış
 
Yol yordam öğrenip gözet dilini
Mürşidine sıkı bağla belini
Masivadan çekmez isen elini
Cahilliğin seni rezil edermiş
 
Zamane şeyhine gönül kaptırma
Nefsini tağuta sakın kaptırma
Kendin sapma başkasını saptırma
Şeytan bu yol ile ifal edermiş
 
Zaman gelir hakik şeyh bulunmaz
ilimsiz şeyhten feyiz alınmaz
Dalgıç yoksa deryalara dalınmaz
Denizlerde boğularak gidermiş
 
Mürşidi kamiller yok ise eğer
Eski alimlere ehemmiyet ver
Onların ilmine vermeyen değer
Cehlin cezasını ağır ödermiş

********

İlmin - Rütben

Yeni ilaç bulduk, diyor tabipler
Lokman gibi, deva bilse, ne fayda
Son nefeste söylemezse bu diller
Bülbül gibi dilin olsa, ne fayda?
 
Milyonun olsa da, rızkını yersin
Ecel şerbetini bir gün içersin
Yalın ayak, başı açık gidersin
Dünya dolu, malın olsa, ne fayda
 
İlmin, rütben çok olsa da kardeşim
İmanın yok ise, günahsa işin
Secdeye hiç koymadın ise başın
Dünyaya diktatör olsan ne fayda
 
Sur çalınıp yıldızlar dökülünce
Denizler kuruyup sular çekilince
Dağlar da pamuk gibi atılınca
Haramdan mal toplamışsan ne fayda
 
Cehennem uzaktan gösterilince
Ateşin mahşer yerine sürünce
Sırat köprüsüne halk yürüyünce
Arslan gibi gücün olsa ne fayda
 
Helal haram demez toplarsın malı
Yüzbin olsa dersin milyon olmalı
Gözün aç bu dünya fanidir fani
Gidecek sende çok dursa ne fayda
 
Bir gün olur, götürürler evinden
Kurtuluş yok, Azrail’in elinden
Allah adını bırakma dilinden
Bin yıl kadar ömrün olsa, ne fayda?
 
Zahmetli iş yoktur, İslamiyette
Kalbi ve ruhu besler ibadetlerde
Ne için müslüman olmazsın sende
Kâfir, çok iyilik etse, ne fayda?

********

İmdat Eyle Allahım

Günahım haddi aştı
İmdat eyle Allah’ım
Bu zavallı çok şaştı
İmdat eyle Allah’ım
 
Korkup titrer imanım
Kalmadı hiç dermanım
Ecel alırken canım
İmdat eyle Allah’ım
 
Namazım kılınınca
Mezara konulunca
Melek sual sorunca
İmdat eyle Allah’ım
 
Ayıplara settar sensin
Zalimlere kahhar sensin
Affeden gaffar sensin
İmdat eyle Allah’ım
 
Defterim dürülünce
Huzura sürülünce
Cehennem görülünce
İmdat eyle Allah’ım

********

İnayet Ya Resulallah

Beterdir günbegün halim
Be gayet ya Resulallah
Düzelsin artık efalim
İnayet ya Resulallah
 
Azıttı bu deni nefsim
Beni şeytana uydurdu
Ne mümkün bunca isyanla
Dehalet ya Resulallah
 
Acep kabilmi kurtulmak
Hevayı nefsü şeytandan
Erişmezse eğer senden
Hidayet ya Resulallah
 
Gelince feyzü ihsanın
Günahkar kimseye bir an
Onun rahı düalemde
Selamet ya Resulallah
 
Emri nehyi tazim ettim
Harama demedim helal
Her günahın sonu oldu
Nedamet ya Resulallah
 
Ey insü cinnin Resulu
İnsanların en üstünü
İhlasıma bağışla kıl
Şefaat ya Resulallah

********

İnnilte yarin

 
İnnilte yarin hessabeh
Yevmen ilel erdil haram
Belliğ selami, belliğ selami
Ravdatel fihaaa
 
En Nebiyyul Muhterem
En Nebiyyul Muhterem
En Nebiyyul Muhterem
En Nebiyyul Muhterem
 
Ya Rasul Allah
Ya Habib Allah
Ya Rasul , ya Habib
Ya Nebi Allah
 
Ya Rasul Allah
Ya Habib Allah
Ya Rasul , ya Habib
Ya Nebi Allah
 
İnnilte yarin hessabeh
Yevmen ilel erdil haram
Belliğ selami, belliğ selami
Ravdatel fihaaa
 
En Nebiyyul Muhterem
En Nebiyyul Muhterem
En Nebiyyul Muhterem
En Nebiyyul Muhterem
 
Ya Rasul Allah
Ya Habib Allah
Ya Rasul , ya Habib
Ya Nebi Allah
 
Ya Rasul Allah
Ya Habib Allah
Ya Rasul , ya Habib
Ya Nebi Allah

********

İnsaf

Gel kardeşim inkar etme kıl insaf
kıymetli ömrünü eyleme israf
 
Kalbini nefsin arzusundan koru
Dışın gibi için dahi olsun saf
 
Bakır ile karışınca bir altın
Alırsa beğenirmi onu sarraf
 
Liseyi bitirdim diye övünme
Sakın hem düşünmeden söyleme laf
 
Meraif ehlini bul onu dinle
Böylece haktan ire sana eltaf
 
Hakikat denizine varıp dal ve
Çıkar bir cevheri ki ola şeffaf
 
Diplomalı din cahiline kanma
Doğru yolu sana gösterdi eslaf
 
Kalbini nefsinin arzusundan koru
Dışın gibi için dahi olsun saf

********

İnsanlığa Rehber

Insanlığa bir rehber oldu şanlı Peygamber
Onsuz doğru bulunmaz asla mesut olunmaz
Lailahe illallah, Muhammed Resulullah
 
Geçmişde gelecekte eşsizdir yücelikte
Gönüllere sefadır, Muhammed Mustafadır
Lailahe illallah, Muhammed Resulullah
 
Hakkın aziz kuludur, özü sözü doğrudur
Alemlerin nurudur, yolu kuran yoludur
Lailahe illallah, Muhammed Resulullah
 
Vasıtadır nimete, vesiledir himmete
Şefkati her ümmet, kavuşturur rahmete
Lailahe illallah, Muhammed Resulullah
 
Sebebi hayatımız, onladırmematımız
Mahşerde necatımız, ondadır beratımız
Lailahe illallah, Muhammed Resulullah
 
Baş koyalım yoluna, yalvaralım ruhuna
Her varlık muhtaç ona, Peygamberin nuruna
Lailahe illallah, Muhammed Resulullah

********

İstiğfar Eyle
 
Kötülkten kaç 
İstiğfar eyle
Ellerini aç 
İstiğfar eyle
 
Deki Allah bir 
Nurlansın kabir
Yıkılsın kibir
İstiğfar eyle
 
Allaha dayan
Nur ile boyan
Ölmeden uyan
İstiğfar eyle
 
Büyüktür Halık
Gel huzura çık
Kapısın açık
İstiğfar eyle
 
Şehadet getir
Hak yoluna gir
Kalmasın hiç kir
İstiğfar eyle
 
Herkeze kanma
Vakit var sanma
Ateşte yanma
İstiğfar eyle
 
Aman arkadaş
Nefsinle savaş
Akıt gözden yaş
İstiğfar eyle
 
Akla güvenme
Malla övünme
Sonra dövünme
İstiğfar eyle
 
Günahı gizle
Eceli gözle
İhlaslı sözle
İstiğfar eyle
 
Pişmanım derken
Dua ederken
Göçüp giderken
İstiğfar eyle
 
Boynunu hep bük
Kibir ağır yük
Ancak Rab büyük
İstiğfar eyle
 
Can sıkılnca
Naçar kalınca
Namaz kılınca
İstiğfar eyle
 
Kimseyi yerme
Hor hakir görme
Hiç mola verme
İstiğfar eyle
 
Çatma kaşını 
Eğdir başını
Dök gözyaşını
İstiğfar eyle
 
Dua et inle
Nasihat dinle
Kalpten dilinle
İstiğfar eyle
 
İstersen felah
Kalmasın günah
Demeden eyvah
İstiğfar eyle
 
Deme vakit var
Gel ol tövbekar
Ölme günahkar
İstiğfar eyle
 
Gitme ağyare
Durma avare
Her derde çare
İstiğfar eyle
 
Batıllardan kaç
Hakka kucak aç
Giymek için taç
İstiğfar eyle
 
Gaflete dalma
Beddua alma
Saçını yolma
İstiğfar eyle
 
Deme banane
Bulma bahane
Olur şahane
İstiğfar eyle
 
Söyleme hiç kem
Halkı etme zem
Herkeze elzem
İstiğfar eyle
 
Hiç gönül yıkma
Kendini yakma
Dilden bırakma
İstiğfar eyle
 
Arayan bulur
Muradın alır
Ne güzel olur
İstiğfar eyle
 
Tevbe zırhı tak
Kalbin olur pak
Hergün muhakkak
İstiğfar eyle
 
Haktan ayrılma
Ucba kapılma
Boşa yorulma
İstiğfar eyle
 
Bakıp görürken
Yolda yürürken
Eve girirken
İstiğfar eyle
 
Cahile sorma
Yanına varma
Ele duyurma
İstiğfar eyle
 
İşte selamet
Tevbe ganimet
Ne büyük nimet
İstiğfar eyle
 
İstersen cennet
Ol ehli sünnet
Getirme cinnet
İstiğfar eyle
 
Etme suizan
Düzelsin iman
Heryerde her an
İstiğfar eyle
 
Batıla gitme
Halkı incitme
Hakkı reddetme
İstiğfar eyle
 
Söz dinle biraz
Etme itiraz
Ne güzel niyaz
İstiğfar eyle
 
 
Günahını bil
İzlerini sil
Kurumasın dil
İstiğfar eyle
 
Yol tutma ayrı
Bırakma hayrı
İnsaf et gayrı
İstiğfar eyle
 
Bir engel çıksa
Sıkıntın çoksa
Çarende yoksa
İstiğfar eyle
 
Ne güzel zikir
Olmazsın hakir
Kalmazsın fakir
İstiğfar eyle
 
Fasıkları geç
Salihleri seç
Ölürsün er geç
İstiğfar eyle
 
Kimseyi üzme
Günahta yüzme
Abdestsiz gezme
İstiğfar eyle
 
Kimseye kızma
Kuyusun kazma
İşini bozma
İstiğfar eyle
 
Devadır derde
Evde seferde
Heran her yerde
İstiğfar eyle
 
Tasavvuf yolu
Müjdeler dolu
Gel Hakkın kulu
İstiğfar eyle
 
Kitap seçerken
Ölçüp biçerken
Konup göçerken
İstiğfar eyle
 
Hakikati duy
Alimlere uy
Nede güzel huy
İstiğfar eyle
 
Yüksekten uçma
Tövbeden kaçma
Gelmesin saçma
İstiğfar eyle
 
Ağrın dinerken
Çıkıp inerken
Dilin dönerken
İstiğfar eyle
 
Şimşek çakarken
Çile çekerken
Sesin çıkarken
İstiğfar eyle
 
Henüz yaşarken
İşe koşarken
Sabrın taşarken
İstiğfar eyle
 
Haramı tatma
Gafletle yatma
Sakın unutma
İstiğfar eyle
 
Ezmede ezil
Üzmede üzül
Denmesin rezil
İstiğfar eyle
 
Bü dünya fani
Ölenler hani
Bırakma mani
İstiğfar eyle
 
Biter ömrümüz
Gidelim dümdüz
Gece ve gündüz
İstiğfar eyle
 
Malınmı kayıp
İşinmi ayıp
Nefse uymayıp
İstiğfar eyle
 
İman ile git
Kesme hiç ümit
Hak sözü işit
İstiğfar eyle
 
Henüz ölmeden
Şeytan gülmeden
Ecel gelmeden
İstiğfar eyle
 
********

İşık

Gizlendi güneş artık, oldu her taraf zindan
Görmek istiyor gözüm, durmadan yorulmadan
Nerde o ışık gelsin, hiç olmazsa ıraktan
Aydınlatsın çevremi bakışlarıyla bir an
Bakışlarıyla bir an
 
Ne olurdu yarabi onu hep görebilsem
Gönlüme sürur veren sözlerin duyabilsem
Gözlerine bakmaya yine doydum diyemem
O hüsnü cemalini bir milyon kere görsem
Bir milyon kere görsem
 
Nice zulmetleri hep aydınlattı bu ışık
Ruhlara hayat veren şuaları nede şık
Düştüm zulmete nerde aradığım bu ışık
imdadıma gel artık, yolum karma karışık,
Yolum karma karışık
 
Kalbim rahatlıyor pek, sizi her an andıkça
Bakışların gel diyor hayilin canlandıkça
O eski hatıralar göz önüne gleldikçe
Diyorum gelsin artık, nerde kaldı bu ışık
Nerde kaldı bu ışık
 
Talih gülmedi bana, çabuk kaçırdım siz
Maziye karıştırdı, tatlı günlerimizi
Yaktı bu hasret artık, kül etti bendenizi
Gelsin diyorum gelsin, gelsin artık bu ışkı
Gelsin artık bu ışık

********

İşitin Ey Gafiller

İşitin ey gafiller
Aşk bir güneşe benzer
Aşkı olmayan gönül
Sanki bir taşa benzer
 
Nefsin şehveti başka
Hiç benzemez bu aşka
Aşk dediği hisleri
Tuzsuz bir aşa benzer
 
Aşk ile gönül yanar
Nefis bundan ne anlar
Nefsi azmış kimsenin
Gönlü bir kışa benzer
 
Kalb bu aşkı tadınca
Rabbe aşık olunca
Beden kafesinde bir
Çırpınan kuşa benzer
 
Aşk mukaddes bir sıfat
Bunu şehvete takmak
Altın taç giydirilmiş
Kel kör bir başa benzer
 
Nefsin şehveti başka
Hiç benzemez bu aşka
Aşk dediği hisleri
Tuzsuz bir aşa benzer
 
Kalb bu aşkı tadınca
Rabbe aşık olunca
Beden kafesinde bir
Çırpınan kuşa benzer