Ecel Elinden
Şu fani dünyaya gönlünü verme
Sen de kurtulmazsın ecel elinden
Ben filanım diye göğsünü germe
Sen de kurtulmazsın ecel elinden
 
İskender de geldi âlemi gezdi
Yunus balığıyla deryada yüzdü
Zaloğlu Rüstemi nasılda ezdi
O da kurtulmadı ecel elinden
 
Yunus ecel vermez kimseye aman
Tacı tahtı aldı gitti Süleyman
Lokman bulamadı derdine derman
O da kurtulmadı ecel elinden

********

Edep ve Haya

Şöle düşundümki kendi kendime
Ne edepsizlik ettim efendime
Üstadımı mahrum ettim yemekten
Bela eksik olmaz edepsizlerden
 
Evliya sohbeti keskin bıçaktır
Edepde bir kusur feyze hicabdır
Toplumun içinde ayıplanırsın
Hak katında dahi mahçup olursun
 
Edep süsler bulunduğu yerleri
Edepli olanın çoktur değeri
Her yerde sevilir edepli olan
Birlikte bulunur haya ve iman
 
Edebi olmayan murada ermez
Sıkıntısı artar asla eksilmez
Eğer elde olsa çeker giderdim
Yurdumu yuvamı hep terk ederdim
 
Bir derde müptela olsa bir insan
Yine Haktan olur olursa derman
Habibinin hürmetine Ya Rabbi
İhsan eyle gözetelim edebi
Habibinin hürmetine ya Rabbi
İhsan eyle gözetelim edebi
 

********

Efendimizin Doğumu

570 senesi
Bitti fetret süresi
Mevsimlerden ilkbahar
Günlerden pazartesi
 
Mutluluk zirvesinde
Abdullahın zevcesi
Nur huzmesi altında
Aminenin hanesi
 
Ağarırken tanyeri
Doldu doğum vadesi
Indi mekke şehrine
Melekler kafilesi
 
Şeref verdi dünyaya
Cihanın efendisi
Doğan son peygamberdir
Pek büyüktür rütbesi
 
Varlığın halaskarı
Risalettir payesi
Şarka garba ulaştı
Mesut doğum müjdesi
 
Putlar serildi yere
Açıldı hak caddesi
Melekler selam durdu
Tazim ile cümlesi
 
Şanlı ismi muhammed
Allahın sevgilisi
Selatla selam ona
Selamettir sayesi

********

Efendimiz Doğduğu Gün

Putlar devrildi yüz üstü
Efendimiz doğduğu gün
Yıkıldı tağutun büstü
Efendimiz doğduğu gün
 
Hemen secdeye eğildi
Ben Peygamberim dedi
Sünnet edilmiş görüldü
Efendimiz doğduğu gün
 
Kainat nur ile doldu
Şeytanlar sararıp soldu
Çok garip olaylar oldu
Efendimiz doğduğu gün
 
Kurumuştu save gölü
Bin yıl yanan ateş söndü
Kafirler şaşkına döndü
Efendimiz doğduğu gün
 
Büyücüler aciz kaldı
Sihrini yapamaz oldu
Kisranın köşkü yıkıldı
Efendimiz doğduğu gün
 
Yıkıldı tağutun büstü
Efendimiz doğduğu gün
Çok garip olaylar oldu
Efendimiz doğduğu gün
Kafirler şaşkına döndü
Efendimiz doğduğu gün
Kisranın köşkü yıkıldı
Efendimiz doğduğu gün

********

Efendim

Bu gün yine huzur bulmuyor ruhum
Hiç bir uzlaşmaya gelmem efendim
Senin özleminle öyle doluyum
Kül olsamda ben üzülmem efendim
 
Bitse yağmurlarım kurusa terim
Her an çırpınmaktan kalasa ferim
Kül tutsa kapında parmak izlerim
Yine başka durak bilmem efendim
 
Çatladı direkler yıkıldı tavan
Çok sitemler ettim utandı zaman
Böğrümü delsede bir ağaçkakan
Aksın damarlarım silmem efendim
 
Hayat pınarımsın yaşamam sensiz
Ekmek kadar mühim sudan da aziz
Yutkunup kalırım ağıttır her söz
Sana kanmayınca gülmem efendim
 
Zaman oldu hep aradım izini
Zaman oldu besteledim ismini
Kandil mumu gibi bekledim seni
Sana yanmayınca ölmem efendim

********

Eflatun Dağlar

Eflatun dağlarda kayboldu güneş
Gökler yıldız yıldız süslendi şimdi
Düştü yüreğime gizli bir ateş
Ayrılık hoyratça seslendi şimdi
 
Gönlüm gibi söndü feri gündüzün
Doldu odalara derin bir hüzün
Nerede ay gibi aydınlık yüzün
Gücenen gözlerim sislendi şimdi
 
Hiç çıkmıyor sesin kulaklarımdan
Yaşlar süzülürken yanaklarımdan
Mısralar döküldü dudaklarımdan
Kelimeler bile hislendi şimdi
 
Mısralar döküldü dudaklarımdan
Kelimeler bile hislendi şimdi

********

Eğer Değilsen Ölü

Sakın olma bir deli
Kıl beş vakit namazı
Eğer değilsen ölü
Kıl beş vakit namazı
Kıl beş vakit namazı
 
Yap dinin gereğini
Temizle yüreğini
Yıkma din direğini
Kıl beş vakit namazı
Kıl beş vakit namazı
 
Zikreder kurtlar kuşlar
Küçük büyük hep taşlar
Tesbih okur ağaçlar
Kıl beş vakit namazı
Kıl beş vakit namazı
 
Namazı kıl zikreyle
Elini aç şükreyle
Ölümünü firkeyle
Kıl beş vakit namazı
Kıl beş vakit namazı
 
Aklın namazda olsun
Mahşerde yüzün gülsün
Kabrinde ışık olsun
Kıl beş vakit namazı
Kıl beş vakit namazı
 
Alışırsın zamanla
Can verirsin imanla
Al tekbiri imamla
Kıl beş vakit namazı
Kıl beş vakit namazı
 
Çıkıp gide can dahi
Yalnız kala ten dahi
Derviş yunus sen dahi
Kıl beş vakit namazı
Kıl beş vakit namazı

********

Ehli Beyti Sevmek

Farzdır her müslümana
Ehli beyte muhabbet
Ahirete imanla 
Gitmeye sebep elbet
 
O halde ehli beyti
Tanıyıp öğrenmeli
Rasulun sevdigini
Allah için sevmeli
 
Ehli beyt sırasıyla
Ali ile Fatıma
Hasan ile Hüseyin
Bu dördünü unutma
 
Rasulullah buyurdu
Ehli beytim bunlardır
Yarabbi sen bunlardan
Her kötülüğü kaldır
 
Bırakıyorum size
İki şeyi ümmetim
Biri Kuranı Kerim
Diğeri ehli beytim
 
Bunlara tabi olan
Kavuşur hidayete
Bunlardan ayrılanlar
Düşenler dalalete
 
Ben ağaca benzerim 
Fatıma gövdesidir
Ali budağı Hasan
Hüseyin meyvesidir
 
Ehli beytin her biri
Nuhun gemisi gibi
Bunlara tutunmaktır
Kurtuluşun sebebi
 
Öyle bir gemidirki
Ona binen kurtulur
Binmeyenler boğulur
Cümlesi helak olur
 
Vallahi buğzedenler
Benim ehli beytime
Acımadan atılır
Yüzüstü Cehemmene
 
Ehli beyti sevmeyen
Saplanır ihtilafa
Şaşırır gerçek yolu
Yoldaş olur şeytana
 
İslamin esasıdır
Muhabbet ehli beyte
Muhabbet etmeyenin
İman girmez kalbine

********

Ehli Sünnet İtikadı 1

Ehl-i sünnet itikadı, sana önce, lazım olan
Yetmişüç fırka var, amma, Cehennemlik geri kalan
Müslümanlar, hep sünnidir; cümlenin reisi Numan
Cennet ile müjdelendi; imanda bunlara uyan
 
İtikadı sağlam edip; sonra İslamiyet'e bağlan
İslam’ın beş şartını yap; haramlardan sakın heman
Bir günahı işler isen, tevbe et, kaçırma zaman
Kim ki uymaz İslam'a, bir gün olur, elbet pişman
 
Dinsize sakın aldanma, mahvolursun sen de, aman
Tatlı söze inanırsan; olur sonra, halin yaman
İkiyüzlüler çoğaldı: dışı melek, içi yılan
Tuzağa düşürmek için; dost görünür, hem de candan
 
Herkes kendin haklı sanır: Kötü der, bana uymayan
İslamiyet terazidir, odur haklıyı ayıran
İslam'a uymayan bil ki; doğru yoldan sapık insan
Bu söze inanır elbet: Tarihi iyi anlayan
 
Neden doktora koşuyor; herhangi bir yeri ağrıyan?
Çünkü ölmek sevmez kimse; her şeyden daha tatlı, can
Sonsuz yaşamak arzusu; bende yoktur, var mı diyen?
Ölmek, yok olmak değildir; kabir hayatına inan
 
Cennet sonsuz, Cehennem de; haber verdi, bunu Kur’an
Sonsuz dertten sakınmalı; hatta olsa da, bi güman
Buna inanmayan da var; yarasa kaçar ziyadan
Karga çöplükten tad alır; bülbüldür, gülü arayan
 
İslam’ı elbet sevemez, nefse, keyfe düşkün olan
Bu ikisi, bir olur mu? Ayrıdır iyi, fenadan
Müslümanlar, hakkı tanır, her mahlûka eyler ihsan
İmansızlar, yılan gibi; lezzet alır can yakmaktan
 
Aman ya Rabbi elaman; ne müşkülmüş ahir zaman
Din bilgisi unutuldu; pek azaldı namaz kılan
Mason olanlar, sinsice; dini yıkmakta her yandan
Komünistlerde işkence; Müslümana ölüm, zindan
 
Bugünkü şaşkın halleri, eylemişti, Resul beyan
Demişti: (Bir gün gelecek; garip olur, bana uyan
Her evde, çalgı çalınır; işitilmez olur ezan
Âlim bulunmaz bir yerde, cahillere kalır meydan
 
Müminler, olur zavallı; kâfirler, sanki Süleyman
Kadına uyar her erkek; olur evde hâkim, zenan
Yüksek binalar yapılır; kelp dişi gibi apartman
Yolculuk süratli olur; uzaklık kalkar aradan
 
Zekâ, çok şey bulursa da; gaflet, gitmez insanlardan.)
Birgivi kitapta yazdı, eyledi çok hadis beyan:
Kıyamet alametleri, çıkar, birbiri ardından
Alametlerin meşhuru, sarhoş olur; pek çok kesan
 
Âlim diye tanıtılır, dinden haberi olmayan
Zâlime ikram olunur, kurtulmak için beladan
Hayâsızlık pek çoğalır, deyyuslara kalır meydan
İnsanların en alçağı, Moskova’da okur ferman
 
Herkes kendin âlim sanır, Müslümana denir nadan
Doğru konuşan azalır, yalancı söyler durmadan
Çok methedilen kimsede, bir zerre bulunmaz iman
Erkekler de kadın gibi, ipek giyer, sıkılmadan
 
Gına, zina sanat olup, kız yerine geçer oğlan
Kadınlar dar libas giyer, hep açılır baldır, gerdan
Fitne kaplar her tarafı, adam öldürülür yoktan
Bidat yayılır her yere, kalmaz sünnetlere uyan
 
Deccal gibi vicdansızlar, uydururlar bin bir yalan
Bir kimse doğru söylerse, saldırırlar her taraftan

********

 

Ehli Sünnet İtikadı 2

Erkekler dinini bilmez, taşkınlık eder çok nisvan
Emir-i maruf unutulur, fısk emir eder şaklaban
 
İslamiyet kötülenir, haram işlenir her yandan
Müslümanlık lafta kalır, ses için dinlenir Kur’an
Mümine gerici denir, kayrılır mürtet olan
Bunların hepsi muhakkak, olur kıyamet kopmadan
 
Büyük alamet Deccal’dır, çıkacağı yer, Horasan
Sonra, Şam’daki Camie İsa inecek semadan
Bir hadiste buyuruldu, (Kızım Fatıma evladından
Babası Abdullah olan, Mehdi adında bir civan
 
Çıkıp dine kuvvet verir, cihana yayılır iman
İsa aleyhisselamla, birleşerek ol pehlivan
Deccalı da öldürürler, dünya dolar adl-ü eman
Yecüc Mecüc adındaki, kavim çıkar set ardından
 
Sayısı milyonlarcadır, her tarafta dökerler kan
Dabbet-ül-arz çıkar sonra, Mekke’de Safa altından
Dağ kadar bir hayvandır, ayırır iyiyi fenadan
Daha sonraki alamet, güneş, doğacaktır garptan
 
Kâfirler bunu görünce, imana gelecek ceman
Fakat kabul olmaz artık, doğru yola gelen mihman
Alametlerin biri de, Aden’den çıkan bir duhan
Kâbe’yi yıkacak hem de Habeş renkli birkaç yaban
 
Yeryüzünde kalmayacak, büyük nimet olan Kur’an
Müslümanlar hep ölecek, yaşayacak Ehli tuğyan
Her kötülüğü yapacak, insan adlı canaveran
Lakin Hicazdan bir ateş, verip herkese heyecan
 
Şaşkın, azgın dolaşırken, kıyamet kopar na-gehan
Daha neler olur, amma söyleyemez onu, lisan.)
Ne hazindir, ne yazıktır; Mabut oldu, falan filan
İlahi, sen korumazsan, olur hep sonumuz giryan
 
Bu irtidat modasında; işimiz suç, günah, isyan
İnsanlar, yolu şaşırdı; gemisin kurtaran kaptan
Etrafımın zulmetinden, beni de kapladı nisyan
Ömür geçti, pek süratle, uyan gönül, artık uyan
 
Hep, bu dünyaya çalıştın; ahiretin oldu ziyan
Düştün bedenin peşine, kalbini eyledin viran
Akla, ilme hiç uymadın; nefis oldu, sana kumandan
Geçti gençlik, hep gafletle; dünya hırsındasın elan
 
Nasihat hiç dinlemedin; yoldan çıktın, sanki sekran
Dünya zevklerine daldın; şimdi halin ah-ü figan
Hainler aldattı seni; sandın sonsuz bu deveran
Didinmeler, boşa gitti; yar olmadı, servet saman
 
İslam'a uyan kimse, anladım olur şadüman
Ne yazık, ömrü uçurdum, yeis çöktü, her taraftan
Keşke, Kur’ana uysaydım; olurdum, ebedi sultan
Dünyaya malik olsa da; kalmıyor insan bi payan
 
Hani Dara ve İskender; hani Roma, hani Yunan?
Hani Nemrud, hani Firavn; hani Karun, hani Haman?
Hani Cengiz, hani Hitler! Nesi kaldı, zikre şayan?
Edison, Markoni, Pastör, ahirette bulmaz ihsan

********

Ehli Sünnet İtikadı 3

Dünyaya fayda verenler; sanma olur, kamil insan
Yılandan tiryak yapılır; zehir olur bazen derman
Sakın bakma görünüşe, insanın kemali, iman
İman eden, tembel olmaz; çalışınız! Diyor Sübhan
 
Tembeli ve gericiyi; zem etti Nebiy-yi zişan
Bir hadiste buyurdu ki (Rabbe mahbubdur, çalışan!)
Ruhu da, düşünmek lazım; hep bedeni besler, hayvan
Bu bedenin sağlamlığı; geçer, sanki ab-ı revan
 
Evet, beden lazım, çünkü odur, ruhumuz taşıyan
Her birin korumak gerek, böyle olmalı, Müslüman
Nebiyullah, boş durdu mu? İyi düşün, eyle izan
Eshabın hepsi olmuştu; sulhta üstat, harpte aslan
 
Bunları bildiğim halde, nefse uydum, halim lerzan
Günahlardan sakınmadım; böyle mi olurdu şükran?
Hilmi ümidini kesme, Rabbinin ismidir, Rahman
İlahi imdat et bize; etrafımız sarmış düşman
 
Kitap, gazete, film, radyo; olmuş hepsi birer şeytan
Bunlar doğruyu gösterse; olur idi, hepsi burhan
Bilgi, fen kaynakları da; niye acep, böyle hüsran?
Yeni fizik, modern kimya seni gösteriyor, her an
 
Her zerre diyor, Allah var; atomdan ta be asuman
Fakat bunları gören yok; kalplerden silinmiş irfan
Hakka inat edenlere; olur dünya elbet zindan
Avrupa, Amerika hem; Asya’da da, niçin buhran?
 
Çünkü Hakkı görmüyorlar; kafalarını sarmış duman
Maddede yükselmiş amma; haberi yok insanlıktan
Rahat, huzur beklenir mi komünizm ve masonluktan?
Saadete kavuşamaz; İslamlıktan uzaklaşan
 
Moskova radyosu her gün; dine çattı, bu Ramazan
Çok alçakça, pek namertçe; İslam’a eyledi bühtan
Küfür, devam ederse de; zâlimler kalkar aradan
Zâlime imhal ederim; ihmalim yok! Dedi Yezdan
 
Müslümanlar üzülmesin; Kuranı hıfz eder Deyyan
Tarihte hep böyle oldu; küfürde geldi, Peygamberan
Dünyayı zulmet basınca; doğar idi şems-i taban
Şimdi de hidayet şemsi; doğacak, Anadolu’dan
 
Hidayete ermek için; Habibullah, verdi imkân
Habib ne demek? Düşünse; kemalini anlar, insan
Ya Rab! Büyük nebidir O; köleleri, olur sultan
Bir kalbe sevgisi dolsa; eder envar, ondan feyzan
 
Niye görünmüyor o şems? Âmâ olmuş, bütün cihan
Sonsuz nimet, büyük şeref; Onu sevmekte, bi güman
Onun sevgisine vallah; malım, canım olsun kurban
Şekerin tadını bilmez; ağzına koymayan bir an
 
Günahkârım, yüzüm kara; fakat kalbim, aşkla leman
Aşk ile pek çok yaş döktüm; şahittir, hak-i Erzincan
Bu sevgi, cürme son verdi; halim oldu, nale figan
Bilinmez son nefes, amma; saadete budur nişan
 
Nimet, Onu sevmek imiş; oldu bana şimdi ıyan
Habibin yanında olsun; bu aşkı bizlere sunan

********

Elbet

Gelmişiz dünyaya elde olmadan
Elde olmadan da gideriz elbet
Kimi üç - beş, kimi otuz dolmadan
Vakti gelir gelmez ölürüz elbet
 
Her yaşayan ölür, eskir her yeni
Mevla’mız soracak, yarattım seni
Dünya ya gönderdim andın mı beni
Rabbimize hesap veririz elbet
 
Dünya bir tarladır eken biçecek
Herkes bu diyardan bir gün göçecek
Ecel şerbetini mutlak içecek
Ne ekmişsek onu biçeriz elbet
 
Boşa gün geçirme nerede deden?
Hakikati öğren henüz ölmeden
Hakkı inkâr eden ağlar gülmeden
Haramı helâli biliriz elbet
 
Hepsini sorarlar günü gelince
Adım atmış mısın yerli yerince
Amel defterini inceden ince
Tutan melekleri görürüz elbet

********

Elveda
Muzdarip bir gönülle kabuslu hayallerle
Vuslatı canan ile arzulara elveda
Gizli ah çekmelerle içli iniltilerle
Zevkine doymadığım nevbahara elveda
 
Gökler karardı yine hiç bir yer görünmüyor
Mübhem bir kuvvet beni her an geri çekiyor
Madem ayrılacaktın ya niçin geldin diyor
Bastığın aziz taş ve topraklara elveda
 
Zulmet bastı cihanı bütün emeller söndü
Kalbim kan ağlar daim ruhum çılgına döndü
Demek ayrılık geldi ve bana yol göründü
Bu dertsiz yolculara bu yollara elveda
 
Sonbir defa bakayım o hüsnü cemaline
Bir nazarın değişmem bütün dünya maline
İster gülsün gafiller bu aşığın haline
Bundan böyle neşe ve sürurlara elveda
 
Rabbimden diliyorum, yakınlara gelmeni
Ah yine görebilsem, dünya gözüyle seni
Ayrılık pek yakıyor al bağrına bas beni
Faydasız hayallere hulyalara elveda
 
Gözün gönlün arkada nereye gidiyorsun
Bakmaya kıyamazken nasıl terk ediyorsun
Allaha ısmarladık düşün kime diyorsun
Asılsız hakikatsız rüyalara elveda
 
Nereye gidiyorsun ey yarine doymayan
Biran fazla görmeyi bulunmaz nimet sayan
Hasretiyle gün be gün kavrul alevlen yan
Cihanı tenvir eden en son nura elveda
 
Nereye gidiyorsun ondan nasıl ayrıldın
Seni yakan o değil, kendi kendini yaktın
Düşün gözyaşlarıyla kimin yüzüne baktın
Ayrılırken inleyen bakışlara elveda
 
Maziyi hale tebdil edip seyredeceğim
Gönlümü gözyaşıyla teselli edeceğim
Derin inilti ile aaaaah ayrılık diyeceğim
Yari bırakıp giden bu firara elveda
 
Karşımdaki hayalin biraz daha kal diyor
Kalbini benim gibi bu sevdaya sal diyor
Öp elimi hasretle ve duamı al diyor
En derin sevgilerle aziz yara elveda

********

En Öndekiler

Kutsal mesaj bize doğdu da geldi
Gözyaşları dindi, duygular seldi
Ufkumuzu sardı yazgı ezeldi
Cihana şefkatti en öndekiler
 
Maket misal kalpler zümrüte döndü
Zulumün ateşi nur ile söndü
Hakikat aşkına ilk onlar yandı
Çileye kanattı en öndekiler
 
Karanlıkta doğan yıldızdı onlar
Işığın kıymeti görmeyen anlar
Tufanda bir ömür geçirir sonlar
Kandile berattı en öndekiler
 
Renk körü oldular, bütün ırklara
Küçüklere sevgi saygı kırklara
Bıraktılar umut dar ufuklara
Göçtü de arattı en öndekiler
 
Adalet zirvede merhamet kaftan
Cemiyet dupduru bir sudur saftan
Kanatlanmış gelir işte uzaktan
Gönüllere tahttı en öndekiler
 
Eğriye doğruya elek oldular
Hep birlirte çarpan yürek oldular
Mazlumu koruyan yelek oldular
Zalime tokattı en öndekiler
 
Bu gün bu ruhları arar  dururuz
Amansızca eli göğse vururuz
Bir gün yeşeririz bizde buluruz
Tohuma topraktı en öndekiler

********

Erenlerin Sohbeti

Erenlerin sohbeti
Ele giresi değil
Sohbete kavuşanlar 
Mahrum kalası değil
 
Gezmek gerek her yeri
Bulmak için bir eri
Sarraf tanir cevheri
Herkez bilesi değil
 
Akar suyun başına
Kapalı desti konsa
Kırkyıl orda dursada
Abı alası değil
 
Sohbet kalbi eder pak
Ona imrenir eflak
Ademi arif eden
Tacı hırkası değil
 
Önce iman etmeli
Haramdan el çekmeli
Ruh gidasın bilmeli
Badem helvası değil

********

Eshab-ı Güzin

Resülü gören mümine
Sahabi adı verildi
Hepsini bildirmek için
Eshabı kiram denildi
Hepsini bildirmek için
Eshabı güzin denildi
 
Peygamberi seven her kalp
Nurla dolardı bir anda
Ona sahabi olanlar
Metholundu Kuranda
 
Hepsi Resullullah için
Malını canını verdi
Sulhda ilim yayarlardı
Harpte ise kükrerlerdi
 
Hadisi şerifde Eshab
Benzetildi yıldızlara
Herhangi birine uyan
Erer ışıklı yollara
 
Eshabı çok sevişirdi
Birbirlerini överdi
Sonra gelen müslümanlar
Hepsi böyle söylerlerdi
 
Kuranı ve hadisleri
Onlar bildirdi bizlere
Kalplerinin temizliği
Güven verdi zihinlere
 
Sövülse bunlardan biri
Yaralanır islam dini
Sahabiyi kötüleyen
Çürütür kuranı kerimi
 
Hakiki müslüman isen
Saygı göster herbirine
Önce selat selam eyle
Resulun ehli beytine

********

Eşsiz Hazinedir Bu

Ey kalbi islam ile yanan sevdiğim gençler
Bütün islamiyetten size numunedir bu
ilim ile marifetdir hep içindekiler
Hakikaten bulunmaz eşsiz hazinedir bu
 
En büyük alimlerin en büyük velilerin
En meşhur simaların en ulvi gönüllerin
Aleme ışık tutan hayat sunan ellerin
Kalem ve kalplerinden sızan bir katredir bu
 
Rasulullahın yolu, hakiki müslimanlık
Ve her iki cihanda aranılan sultanlık
Sulhta her an çalışan, kalplerde kahramanlık
Gösteren ceddimizden bize emanettir bu
 
Herkelimesi hüccet ilimdir her cümlesi
Dinle budur hakiki islamiyetin sesi
Kalpten pasları siler, ve arttırır hevesi
İşte başlı başına bir islamiyyettir bu

********

Evliya

Serapa nur olmuşlar
Hakla huzur bulmuşlar
En büyük nimet olan
Allaha Kavuşmuşlar
 
Muhabbetle eriyip,
Zikir ile coşmuşlar
Bir kere ölmüş ama
İki kere doğmuşlar
 
Hep Allaha itaat 
Üzere yaşamışlar
Haram ve günahlardan
Öyle uzaklaşmışlar
 
Ki sen dersen evliya
Bunları unutmuşlar
Resule ittibayı
Hak sevgisi saymışlar
 
Her biri bir isimle 
Alemde çağrılmışlar
Gavs Nakşibend Rabbani
Ve mevlana olmuşlar
 
Ağyar dan na ehilden
Fersah fersah kaçmışlar
Bidati atmak değil
Kökünü kazımışlar
 
Sünneti doğrununda
Üzerinde tutmuşlar
İlim amel ihlası
Hayat dersi yapmışlar
 
Rabıta esnasında
Mürşidiyle olmuşlar
Var ise sualleri
Sorup cevap almışlar
 
Hatmelere devamla
Neler neler almışlar
İsmi geçen pirlerden
Sanki biri olmuşlar
 
Ve müridlikten geçip
Mürşidliğe çıkmışlar
Yani ibnül vakitten
Ebul vakit olmuşlar
 
İsim ve sıfatların
Zilleriyle coşmuşlar
Sonda zata kavuşup
Su gibi durulmuşlar
 
Bir kısmı gerip gelip
İrşada koyulmuşlar
Ona mürid olanlar
Gerçek mürşid olmuşlar
 
Eshabı kiram gibi
Nisbete kavuşmuşlar
Yollarına ictiba
Murad ismi koymuşlar
 
Münkiri kerameti
Bidat ehli saymışlar
Mezhebe riayete
Var güçle sarılmışlar
 
Ayrılığı ölümden
Daha beter saymışlar
Hilkat sırrını bilip
En güzel yaşamışlar
 
Ayrılmamak üzere
Hep hakka kavuşmuşlar
Acıkmamak üzere
Yemişler ve doymuşlar
 
Sonunu anlatacak
Kelam bulamamışlar
Bin yıllık evliyayı
Ahmed de toplamışlar
 
Aslı gibi onuda
Halka rahmet yapmışlar
Tevessül edenini
Mağfiretle anmışlar
 
Hakkı diğerlerinden
Mükemmel tanımışlar
Büyüklere sevgiye
 O nazarla bakmışlar
 
Ki bin yıllık ibadet
Karşılığı saymışlar
Hatta dahada fazla
Bir hudut koymamışlar
 
Seven sevdiği ile
Olacak buyurmuşlar
Yükselerek büyüyp
Bir kainat olmuşlar
 
Dünyada kalp içinde
Tırnak kadar bulmuşlar
Belkide bunun için
 Ona hiç bakmamışlar
 
Bir müstehabı ondan
Daha aziz tutmuşlar
Küçükldükçe büyümüş
Dünyaya sığmamışlar
 
Yok olunca arştanda
Yukarıya çıkmışlar
Mahlukattan kurtulup
Halıka kavuşmuşlar
 
Marifetide hakkı 
Bilen kul anlamışlar
İftidah tekbiriyle
Melekuta varmışlar
 
Ve secdeleri hakkın
Kademinde yapmışlar
Onlar için yetmiş bin
Perdeyi kaldırmışlar
 
Sanki Ahiretteki
Rüyete kavuşmuşlar
Ve onlar halk içinde
Hep Hak ile olmuşlar

********

Ey Bana Derviş Diyen

Ey bana derviş diyen
Ki neyim derviş benim
Dervişliik yaylasında
Hareketim kış benim
 
Derviş adın edindim
Derviş donun donandım
Yola baktım utandım
Hep işim yanlış benim
 
Hırkam tacım gözlerim
Yalan yanlış sözlerim
Her taraftan gizlerim
Binbir kötü iş benim
 
Yoldan haber sorarlar
Nedense inanırlar
Kalbimi saf sanırlar
Vay ne kötü iş benim
 
İçerime bakarsan
On paralık nesne yok
Dışımın kavgasından
Alemler dolmuş benim

********

Ey Gönül

Gönlüm bülbül gibi başla figana
Halini açıkla bütün cihana
 
Aşk ile meşk gizli kalmaz cihanda
Deliye dönmüştün hani ilk anda
 
Doymayan bir hırsa açtın kucağı
Ne yazık yıkıldı gönül ocağı
 
Gönül sana ne söylesem pek azdır
Git aşk kitabına ismini yazdır
 
Böyle halin yoktur dünyada eşi
Gönül yakmış seni aşkın ateşi
 
Yarin dertlerine deva olmuyor
Tabibin yarana neşter vurmuyor
 
Hasret deryasına sokup boğdurdu
Üstelik başına bela yağdırdı
 
Yalvardın yakardın etmedi hiç kar
Gizli sırlarını etti aşikar
 
Günlerce peşinden koşup yoruldun
Hicran ateşiyle yanıp kavruldun
 
Nasıl çile çektin gündüz ve gece
Gel ey gönül söyle noldu netice
 
Her maceranı yaz kitaba tek tek
Okunsun dinlensin kiyamete dek
 
Sevgi hazinesi gizli kalmasın
Öyle yazki  kimse kusur bulmasın
 
İcinde çeşitli konu olmalı
Okuyanlar bundan ibret almalı
 
Mecazi bir aşktır kapılma hisse
Hakikat ehlide almalı hisse
 
Herkez bundan alsın neyse nasibin
Hayırla yad etsin aşık garibi
 
Ey gönül her sözün etkili olsun
Okuyanın gözü yaş ile dolsun
 
Sevgiyi bilmeyen aşka boyansın
Gaflette olanlar bilip uyansın
 
Aşkını işiten hayrette kalsın
Tefekküre dalsın payını alsın
 
Ayrılık derdine düçar olanlar
Bunu hep okusun naçar kalanlar
 
Oğlu kızı ölen bir baba ana
Teselli bulsunlar bununla cana
 
İrfan ehli olmak bakmıyor yaşa
Ancak bunu ehli eder temaşa
 

********

Ey Gözlerimin Nuru

Ey gözlerimin nuru
Ey candan yakın canan
Adüllhakim arvasi
Hasta ruhlara derman
 
Bizler nerde siz nerde
Perdeler feth olmuyor
Sizden uzak kaldıkça
Kalpler rahat bulmuyor
 
Sohbetten muhabbetten
Daim konuşurdunuz
Talebe hocasıyla 
Ölçülür diyordunuz
 
Adım adım hakikat
Yolunu geçmişsiniz
Ruhları serhoş eden
Şerbetten içmişsiniz
 
Dünya yok gözünüzde
Kalp sahibiyle meşgul
Sensin cihanda şimdi
Rabbin en sevdiği kul
 
Eevazu büyüklüğün
Alameti derdiniz
Her hareketinizde
Bunu gösterirdiniz
 
Cihan zulmette iken
Fehim nur saçıyordu
O haznedeki esrar
Hep size nasib oldu
 
Yarabbi seyyid Fehim
Ne büyük mürşid imiş
Ölü kalbi dirlten
Bir hakim yetiştirmiş
 
Resulullahtan gelen
Nuru nakş etmiş size
En büyük arzumuzdur
Kavuşmak lutfünuze
 
Nura kavuşulurmu
Bir rehber olmadıkça
Kalpleri ihlas ile
Ona bağlamadıkça
 

********

Ey Güzeller Güzeli

Ey güzeller güzeli
Beni sevdanla yaktın
Görmüyor bir şey gözüm
Her an hulyanla aklım
 
Sen kabe kavseyn şahı
Ben ise azgın köle
Sana konuk olmayı 
Nasıl söyler bu şaşkın
 
Acıyıp bir bakınca
Ölü kalpler dirilttin
Sonsuz merhametine
Sığınıp kapın çaldım
 
İyilik kaynağısın
Dermanlar deryasısın
Bir damla lutf et bana
Derde devasız kaldım
 
Her kez gelir mekkeye
Kabe safa merveye
Ben ise senin için
Dağlar tepeler aştım
 
Dün gece bir rüyada
Göklere değdi başım
Kapındaki uşaklar
Enseme bastı sandım

********

Ey Kardeş Yolcuyuz

Ey kardeş yolcuyuz hazırlansana
Bu fani dünyadan göçeriz birgün
Ölümden kurtuluş yoktur insana
Omuzlar üstünden geçeriz birgün
 
Duydunmu ecele çare bulanı
Bu dünya üstünde baki kalanı
Hazırla kendine lazım olanı
Elveda bayrağı açarız birgün
 
Azrail vadesi dolanı bilir
Davetsiz konuktur her eve gelir
Dostların ağlarlar düşman sevinir
Iyiyi kötüyü seçeriz birgün
 
Kazanla teneşir habercin olur
Ölümün etrafta çabuk duyulur
Ipekler sırmalar hepsi soyulur
Beş arşın kefeni birçeriz birgün
 
Musalla dediğin bir mihenk taşı
Şahittir insana eşi yoldaşı
Akilsen kefeni başında taşı
Evladü iyalden kaçarız birgün
 
Bineğin tabuttur unutma sakın
Kapının önüne gelmesi yakın
Rızası olmazsa cenabı hakkın
Alemde dehşetler saçarız birgün
 
Mezardır faninin en son durağı
Imanın nurudur onun çırağı
Melekler getirir bize burağı
Cenneti alaya uçarız bir gün
 
Müminin makamı cennetül naim
Münkirin makamı berzahül cahim
Son nefes bizlere lutfeden rahim
Eceli bal gibi içeriz birgün
 
Bu kara toprağa insandır maye
Ameli salihtir kabre sermaya
Varınca huzuru ferman femaye
Hayırla şerleri  ölçeriz bir gün

********

Ey Nazlı Yavrum

Ey nazlı yavrum unutmam seni
Aylar günler değil, geçsede yıllar
Yaktı mahfeyledi ayrılık beni
Çıkarmı Gönülden o tatlı diller
 
Kıyamaz iken hiç öpmeye tenin
Şimdi ne haldedir, nazik bedenin
Andıkça her zaman gonca dihenin
Yansım ahım ile kül olsun güller
 
Tegayyürler gelip güzel cismine
Döküldümü siyah kaşlar yüzüne
Sırma saçlar dağıldımı üstüne
Sarardımı kokladığım sünbüller
 
Temiz ruhun cennetine uçtumu
Gül yanağın tatlı yüzün soldumu
Çürüyüpde şimdi toprak oldumu
Öpüp kokladığım o pamuk eller

********

Ey Rahmeti bol  padişah

 
Ey Rahmeti bol  padişah
Aman amman
Cürmüm ile mevlam geldim sana
İsyan ile mevlam geldim sana
Ben eyledim, hadsiz günah 
Aman amman
Cürmüm ile mevlam geldim sana
İsyan ile mevlam geldim sana
 
Adın senin gaffar iken
Aman amman
Ayıp örtücü settar iken
Kime gidem sen var iken
Aman amman
Cürmüm ile mevlam geldim sana
İsyan ile mevlam geldim sana
 
Bin kere bin ey padişah
Aman amman
Etsem dahi böyle günah
La teknetu yeter penah 
Aman amman
Cürmüm ile mevlam geldim sana
İsyan ile mevlam geldim sana

********

Ey Yarenler
Ey yarenler ey kardeşler
Ecel gele ölem bir gün
Işlerime pişman olup
Gerçek öze gelem bir gün
 
Yanlarıma kona elim
Söz söylemez ola dilim
Karşıma gele amelim
Nettim ise görem bir gün
 
Lüzüm yoktur danışmana
Duyulur dosta düşmana
Şol dört tekbir ile namaz
Dahi tamam kılam bir gün
 
Beş karış bir bez dir donum
Yılan çiyan yiye tenim
Yıllar geçe eskir sinim
Unutulup kalam bir gün
 
Başıma dikeler hece
Ne gündüz bilmem ne gece
Alemler umudu hoca
Sana ferman olam bir gün
 
Yunus emre sen bu sözü
Dahi tamam etmemişsin
Tek yürüyeyim neyleyim
Üstadıma gelem bir gün
 
Lüzüm yoktur  damışmana
Duyulur dosta düşmana
Şol dört tekbir ile namaz
Dahi tamam kılam bir gün

********

 

Ey Allahım beni senden ayırma
 
Ey Allahım beni senden ayırma
Beni senin cemalinden ayırma
 
Seni sevmek benim dinim imanım
İlahi dini imandan ayırma
 
Sararıp hem solup döndüm hazana
ilahi hazanı daldan ayırma
 
Şeyhim güldür ben onun yaprağıyım
İlahi yaprağı gülden ayırma
 
Eşref oğlu senin kemter kulundur
İlahi kulunu senden ayırma

********

Efendim doğduğu gece
 
Alemler nura gark oldu
Efendim doğduğu gece
Alametler zahir oldu
Efendim doğduğu gece
 
Göktekiler yere indi
Yaralar sızılar dindi
Bütün mahlukat sevindi
Efendim doğduğu gece
 
Melekler çıkıp geldiler
Kundak içine sardılar
Eteğine yüz sürdüler
Efendim doğduğu gece
 
Alametler zahir oldu
Efendim doğduğu gece
 
Bütün mahlukat sevindi
Efendim doğduğu gece
 
Eteğine yüz sürdüler
Efendim doğduğu gece

********

Ehlen ve Sehlen Merhaba
 
Ey enbiyalar serveri
Ey evliyalar rehberi
Ey insü can peygamberi
Ehlen ve sehlen merhaba
 
Sen canların cananısın
Dertlilerin dermanısın
Alemlerin sultanısın
Ehlen ve sehlen merhaba
 
Sensin ol mahbubi hüda
Etme şefaatten cüda
Ahmed muhammed mustafa
Ehlen ve sehlen merhaba
 
Allahuekber şanehu
Sultanehu sübhanehu
Kad caena burhanehu
Ehlen ve sehlen merhaba
 
Derviş yunus söyler sözü
Dergahına sürer yüzü
Sevenler mahşerde bizi
Ehlen ve sehlen merhaba

********

Evvel Allah Ahir Allah
 
Vardım hakkın kapısına
Yüzüm sürdüm yapısına
Tapmışım hak tapusuna
Tapmışım hak tapusuna
 
Evvel Allah ahir Allah
İmanim amentü billah
Dönemem estağfirullah
Dilimden düşmez zikrullah hu
 
Ademin şehrin tozuna
Kurbanlar olam izine
Muhammedin pak yüzüne
Muhammedin nur yüzüne
 
Akıtır gözünden yaşı
Eritir dağları taşı
Ebubekir arkadaşı
Efendimizin yoldaşı
 
Adil ömer, canlar canı
Kuvvetlendirdi islamı
Rasulullahın hayranı
Rasulullahın hayranı
 
Şedih ettiler sultanı
Evde okurken kuranı
Edepli masum osmanı
Günahsız canım osmani
 
Bedir uhud hendek hayber
Zülfikar ile cenk eder
Alidir cümleye rehber
Alidir cümleye rehber
 
Efendimin torunları
Hem torun hem göz nurları
Fatımanın kuzuları
Hasan hüseyin canları
 
Evvel Allah ahir Allah
İmanim amentü billah
Dönemem estağfirullah
Dilimden düşmez zikrullah hu

********

Ey Allahın Habibi
Gönlümdeki sancısın
Göklerin miracısın
Aleme duacısın
Ey Allahın habibi
 
Allahın habibisin
Gönüller tabibisin
Ya muhammed Ya Nebi
Güzeller güzelisin
 
Gecemdeki ışıksın
Gönlüme dolaşıksın
Sen mevlaya aşıksın
ey Allahın habibi
 
Sen gözümün nurusun
İslamın gururusun
Kurtuluşun yolusun
Ey Allahın habibi
 
Rahmetsin alemlere
Resulsun müminlere
Dermansın sevenlere
Ey allahın habibi
 
Gecemdeki ışıksın
Gönlüme dolaşıksın
Sen mevlaya aşıksın
Ey allahın habibi

********

 

Efendime Gidiyorum
Aldım elime başımı
Efendime gidiyorum
Akıtarak göz yaşımı 
Efendime gidiyorum
 
Ağlıyorum coşa coşa
Dere tepe aşa aşa
Hiç durmadan koşa koşa
Efendime gidiyorum
 
 
Hasretlik yaktı bağrımı
ilaç dindirmez ağrımı
Ele duyurup çağrımı
Efendime gidiyorum
 
İtikat etmem fallara
Tahammülüm yok yıllara
Göz yaşı döküp yollara
Efendime gidiyorum
 
Yollar uzun günler kısa
Çekmiyorum hiç bir tasa
Sıcak kuma basa basa
Efendime gidiyorum
 
Dışım soğuk içim volkan
Görüşmeye varmı imkan
Belalara olur kalkan
Efendime gidiyorum
 
Sular gelmiyor kurnama
Hasretlik tüttü burnuma
Taşlar bağlayıp karnıma
Efendime gidiyorum
 
Benlik putunu yıkmadan
Basamak bile çıkmadan
Rezil halime bakmadan
Efendime gidiyorum
********

Engel Olurmu
Cismimi bölseler bu yolda bine
Sana şükrederim binlerce yine
Varsın aşkın ile kül olsun sine
Çileler gülmeme engel olurmu
 
Zaman bir değirmen bense danesi
Değirmen çarkında devir dönesi
Aciz mahlukatın kibri enesi
Hiç seni bilmeme engel olurmu
 
İman ümitlerin en büyük bahtı
Sana tutulanlar neylerki tahtı
Hasretlik bağrımı kavurup yaktı
Sarp dağlar gelmeme engel olurmu
 
Yolun gayet yüce öyle güzelki
Aşkın gönlümde öyle bir selki
Bilmeyen cahiller hayal der belki
İnsanlar sevmeme engel olurmu
 
Ağlamak gerekir durup gülmeden
Yaşamak mümkünmü seni bilmeden
Kavuşulmaz sana elbet ölmeden
Tabibler ölmeme engel olurmu

********

Eshab-ı Kiram

Sahabeyi kiramın 
Sevmeli tamamını
Hürmet ile anmalı 
Herbirinin adını
 
Çünkü mevla onları
Kuranında övüyor
Hadisi şeriflerde
Şöyle buyurulyor
 
Kim benim eshabımı
Baştacı edip sever
Onlarla olur elbet
Cennette hep beraber
 
Eshabımın herbiri
Yıldıza benzer gökte
Onlara tabi olan
Kavuşur hidayete
 
Onları seven beni
Sevdiği için sever
Beni sevmemiş olur
Onları sevmeyenler
 
Eshabımı inciten
Beni incitmiş olur
Beni inciten ise
Rabbi incitmiş olur
 
Eshabıma sövene
Melekler eder lanet
Hiç biri kabul olmaz
Yapsada çok ibadet
 
Şefaat edeceğim
Mümin olan herkeze
Şefaat etmem asla
Eshabıma sövene
 
Eshabim arasında
Zuhur edecek fitne
Fakat onlarla olan
Sohbetim hürmetine
 
Fitneye karışanlar
Mağfiret edilecek
Onlara dil uzatan
Cehenneme girecek